21 Mayıs 2007

Soyağacı

Büyük halini görmek için tıklayın

1 yorum:

Cem Verde dedi ki...

Bir bayramı daha yaşayarak tükettim gibi hissediyorum diyecem ama hissedemedim.
Eskiden bayramların bir anlamı vardı, aile ve hatta sülayle bir araya gelmek için bir çaba harcardı. Bayramlaşmalar, el öpmeler, şekerlemeler, tatlılar ve en önemlisi bayram sohbetleri.
Ziyaretler ki; bunların içinde en makbulleri mezarlık ziyaretleriydi.
Şimdi nerede bunlar, bayramda kalabalık olur diye bir yada birkaç gün önceden bu görev yerine getiriliyor pek azında, diğerleri unuttu bile bu seremonileri...
Son yılların modası, bu kutsal bayramlarda, keseye göre ucuz yada pahallı kendini bir başka yere atmak, adına tatil denen bir kaçışı başlatmat...

Eski bayramlardaki gibi tebrik atmalarda tarih oldu!
İnternet varya, mail atmak yada sms'le kutlama alışkanlığı gelişti. Oldu ya, aynı mesaj birkaç yerden geliyor, ya da aynı mesajı bir sürü insana yolluyoruz. Bu nedenle mesajlar hep "bayramınızı..." diye başlıyor. Önceki bayramlarda kardeşimden gelen bir sms mesajı vardı. İşi gereği tüm listesini vermişti elemanlarına ve bir toplu sms gelirdi sonunda da adı olan. Çok komik ama gülmeyin bir seferinde mesaja yanıt vermek istedim ve aynı mesaja yanıtımı attım ne göreyim sms servis numarasıymış tabi mesaj gitmedi...
Eski bayramlar derken, daha bir önceki bayramda kardeşimden gelen bu mesaj bile bu bayram gelmedi... Ve sadece bir kardeşim var benim! Yaşadığını bildiğim!
Bir de 2 oğlum var tabi, yine bayramımı hatırlamayan işte bu en acısı...
Ne bir mail, ne bir mesaj...
Aslında büyük bir mesaj bu...
ANLAYANA...

İşte eski bayramlar derken, yaşadığımız yeni bayramlar kahrediyor bizi...
Bayramlarda birde bayram gazetesi çıkardı eskilerde, heyecanla beklediğimiz.... Hatta kapımıza kadar gelirdi onu satan gazeteciler. Hani hani nerdeler?
Eski bayramların tadı yok ama bu değil asıl üzücü olan! Asıl üzücü olan yaşadığımız dünyaya, kardeşlerimize, dostlarımıza, akrabalarımıza yabancılaşıyoruz...
Kısaca kendimize, özümüze yabancılaşıyoruz....
Tad almaz olduk hiçbir şeyden. İki mail atarsak birkaç da cep mesajı, çözdük bu üzerimize yük olan görevi diyoruz.
Benim 23 kuzenim var! Yani ben dahil 24 kuzeniz. Sadece biri bir cep mesajı attı. Nerede 22 kuzenim?

Bu bayramda oturdum, bir kuzenimin hazırladığı dedeme ait blogu inceledim.
Soyağacımıza baktım. Kendimden utandım. Birkaç da yorum yazmış diğer kuzenlerim. Sadece güldüm. Olmayan birşeyleri olmuşcasına yazmak neden?
Neden sadece bir blog da göreyim dayılarımı, teyzelerimi ve tabi kuzenlerimi NEDEN?
O an içimden çok şey yazmak geldi o bloga ama yapmadım.
Biz mi yanlıştık? Biz mi bu yalnızlığı seçtik? Biz mi bu dünyaya gelmek istedik?
Korkuyorum, kendime bile yabancılaştığımı hissetmeye başladım...
Ne olur eski bayramlar, ne olur eski adetler, ne olur eski güzellikler beni bensiz bırakmayın...
Beni sizsiz bırakmayın...
Bizi bizden koparmayın...
Bizi siz yarattınız...

Eskiler....