21 Mayıs 2007

Aynur

Hacıbabama...

Yonca’nın Hacıbabam’la ilgili bir site hazırladığını öğrendiğimde içimde tarifsiz bir heyecan ve sevinç uyanmıştı.

Site açıldıktan sonraki her girişimde gözlerimin nemlenmesini önleyemiyorum. Biz Hacıbabamı ne çok özlemişiz. Ne mutlu bize, Hacı Arif KARADUMAN’ın torunlarıyız.

Bazen Rize’li orta yaşlı-yaşlı insanlarla iş ortamında karşılaştığım oluyor. Muhabbet dönüp dolaşıp Hacıbabama geldiğinde herkesin Hacıbabam’la ilgili bir anısını, Hacıbabamın yaptığı iyilikleri dinlemek nasıl gurur veriyor...

Dedeler mutlaka hep özeldir. Ama bizim Hacıbabamız bambaşkaydı, kendine has güzel kokulu, hep gülümseyen güzel gözlü Hacıbabam, düzgün taralı sakalını okşamayı nasıl severdik.

Ne çok şey var Hacıbabam’la ilgili hatırlanan ama yazmaya eldiğinde sıralamak ve duyguları kağıda dökmek zor.

Hacıbabam ve Hacıannem yılın belli bir kısmını genelde yazları İyidere’de bizde geçirirlerdi. Ne güzel geçerdi günler.

Kendi kendine söylediği maniler (en çok da Anıl’a söylerdi), her daim cebinde taşıdığı kaynana şekerleri, her akşam namazdan geldiğinde bir fincan çayın yanına konan bisküvileri çayına batırarak yemesi, bol bol bize dua etmesi, her şeye gülümseyen bir ifade ile olumlu yaklaşması, hiç bir şeyden şikayet etmemesi...

Yonca’ya sonsuz teşekkürler, böyle güzel bir fikri tasarlayıp hayata geçirdiği ve bize sunduğu için

Hiç yorum yok: