21 Mayıs 2007

Giriş

Hesaplamalarıma göre doğum yılı 1908.

1. Dünya savaşı yıllarında bir çocuk. Babası öldüğü için çocukluğunda çalışmaya başlamış. Mahmutoğlu olarak biliniyor soyadı olmadığı zamanlarda. Gemilerde çalışırken yüzüne bulaşan kara soyadı olmuş zamanla Veysel oğlu Arif Karaduman'ın.



Yine kendisi gibi ailenin tek kızı olan Salih kızı Keziban Karaman’la evlenip, yalnızlıklarına inat 8 çocuk dünyaya getirdiler.


Dürüstlük, çalışkanlık ve yardımseverlikle sürdürdüğü hayatında hep evlatları, sevdikleri için çalıştı durdu. Belki geride çok fazla maddi şeyler bırakmadı ama bugün bazılarımız Karaduman soyadını taşımasak bile hepimize, "Arif Karaduman’ın torunuyum" kelimesini gururla söyleyebileceğimiz bir hatıra bıraktı.

1989 21 Mayıs’ında hep dua ettiği gibi “3 gün yatak 4. gün toprak”la buluştu.

Allah rahmet eylesin.

Benim kısa özetimden sonra; işte sevgili dedem, dedemiz Hacı Arif Karaduman’ın hayatı.

Hacı Arif Karaduman

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Bir kere çok vefalı bir insansın. Allah herkese senin gibi evlat, arkadaş, torun versin. Çok duygulandım okurken; yaşanan hayata. Dedenin yaşadıklarını ve geçirdiklerini çevremizdekilerin %10’u bile yaşamamışken bizdeki bu memnuyetsizlik duygusu beni çok etkiledi.

Birde ne kadar çok şey bırakmış geride, ne kadar güzel adımlar atmış. Bizse geçirdiğimiz şu 30 senelik hayatta şimdi veda etsek anlatılacak hiçbir şeyimiz yok ne kadar acı.

Allah hepimize böyle hayırlı bir yaşam versin inşallah. Allah rahmet eylesin. Ruhu şad olsun

Hande Bozkurt

Adsız dedi ki...

Çok etkilendiğimi belirterek söze başlamak isterim.

Bir insanın isteyebileceği en önemli şey öldükten sonra iyi hatırlanmak olsa gerek.... ve ne mutlu ki Arif Dede bunu başarabilmiş.

Arkasına okadar çok şey bırakmışki gururla bunlar anlatılıyor, yazılıyor, okunuyor ve hatırlanıyor....

Geç tanıdığım duygusal ve zor arkadaşım YONCA'ya her geçen gün biraz daha hayran olmamak mümkün değil.....Ellerine ve gönlüne sağlık canım arkadaşım.....

Sanırım Arif Dedenin bugün en mutlu günü......Ruhu şad olsun....

OYA BABAOĞLU

Adsız dedi ki...

Söyleyecek o kadar çok şey var ki ama kelimeler boğazımda düğüm oldu.Evvela seni doğuran annenin ellerinden öpmek lazım. Böyle bir evlat yetiştirdiği için (tabiki babanı da unutmamak lazım). İşyerinden okuduğum için gözyaşlarımı tutmak zorunda kaldım.

Okuduğum her satırda tüylerim diken diken oldu. Hacıbabanın öldüğü günü hatırlıyorum. Haber geldiğinde sizin evdeydim.Yeter teyze elinde şemsiyesi ile üzgün yıkılmış bir şekilde eve gelmişti. Sen ağlamaya başlamıştın çünkü çok seviyordun hacıbabanı. Annenler cenaze ile birlikte Rize'ye gitmişti Yeşim abla, sen ve Yavuz evde yalnız olduğunuzdan o gece ablamla birlikte sizde kalmıştık.

Yazıları okuyunca çok silikte olsa bazı şeyleri anımsadım. İnsanların ihtiyacı olduğunda yanında olabilmek acısını paylaşmak yalnız olmadığını hissettirmek çok güzel. Dağıttın bugün beni.Ummühan teyze ile annen hacıannene çok benziyormuş.

Aysun Tiryakioğlu

Şenle bitecek ŞEN kalacak olan torunundan ..... dedi ki...

Eline yüreğine sağlık... Alıp götürdün , bilmediklerimi gösterdin, hatırladıklarımı yaşattın .... teşekkürler...
Ayşen Kotan (Karaduman)

ŞEN olandan .... dedi ki...

Anlatılamıyor bazı şeyler ... kelimeler yetersiz elimdekilere bakarken ... Yaşamak lazım sıkıntısı ve güzellikleriyle o anki duyguları.
Anılar var anlarda... Mekanı ve zamanı kaldırıpda yeniden yaşayınca o anları bazen bir gülümseme kaplıyor yüzümü veya bazen bir hüzün kaplıyor yüreğimi .
Ben nasıl anlatabilirim ki şimdi size "len lambayı niye söndürdün" ün altında yatan gizemi ...
İçimden biranda dökülenleri paylaştım seninle teşekkür etmek isterken. Teşekkürler ....
Bana tekrar onun kokusunu duymamı sağladığın için . Teşekkürler...
Dışımızda , HİÇBİR şeyin varolduğunu hatırlattığın için.

(çekmeceleri karıştırıp geçmişimdeki anılarla yüzleştiğimde ve elime o taşıdığı defteri alıpda kokladığımda yazmıştım bu yazıyı...)

Okuyanlara selam olsun ...Gülümsedim YA HU :)
Ayşen Kotan (Karaduman)

Adsız dedi ki...

HER ZAMAN GURURDUYDUM...
Sevgili kardeşim çok güzel bir çalışma yapmışsın,hayat telaşının tozlu raflarında kalan anılarımızı tazeledin.dedemin çözümleyici bir insan olduğunu.Bundan 10 yıl önce iş yaptığımız bir müşterimizden öğrendim 40-50 sene önce şehirlerarası otobüste , otobüse soba kuran ilk insan olduğunu öğrenmiştim.Her zaman Arif Karadumanın torunu olmaktan gurur duydum.

YEŞİM TOPKARA